Bizi takip edin

Kadın

521 feministten Düzkan’a destek: Nefret kolay, yaşamı savunmak zor

->

-> 2

Gazetemizin de yazarları arasında yer alan Ayşe Düzkan’ın Artı Gerçek’te yayınlanan ve öğretmen Şenay Aybüke Yalçın’ın ölümü sonrası savaş politikalarının sorumluluğunu tartıştıran yazısına, faşist ve gerici hesaplardan tehdit ve hakaretler gelmesi üzerine feministler bir metin yayınlayarak Düzkan’a destek verdi. 521 feminist, karşılaştığı tehdit ve hakaretlere karşı Düzkan’a ve onun “savaş neden tekrar başladı? şenay aybüke yalçın’ın öğrencilerine ulaşmaya çalışan kalbine borcumuz onun intikamı değil, bu soruların cevapları. çünkü aybükeler, dilanlar savaştan ve ölümden ancak böyle kurtulabilecekler” sorgulamasına omuza veren bir metne imza attı.

Metinde şu ifadelere yer verildi: “Yol arkadaşımız feminist yazar Ayşe Düzkan, 11 Haziran 2017 tarihinde artı gerçek haber sitesinde, öğretmen Şenay Aybüke Yalçın’ın ölümü üzerine, ‘türkler için düşünme vakti’ başlıklı yazıyı kaleme aldı. Yazı; nefreti körükleyenleri, bu coğrafyadaki savaşın nedenleri ve nasıl sona ereceği konularında düşünmeye davet ediyordu. Bunun üzerine sosyal medya ve bireysel yazılarla, kendilerini Turancı, ulusalcı ve komünist olarak tanımlayanların saldırısına, feminizm düşmanı ve ırkçı, ağır hakaret ve tehditlere uğradı. Öncelikle kendilerini komünist olarak tanımlayıp savaş çığırtkanlığına girişenlere, komünizmin en önemli ilkelerinden birinin enternasyonalizm olduğunu ve modern tarihte barış hareketinin ilk kurucularının komünistler olduğunu hatırlatmak boynumuzun borcudur.

Bizler, bu topraklarda yürütülen savaşta her zaman barıştan yana olduk ve barışın sesini yükseltmek için sokaklarda, meydanlarda sözümüzü söyledik. Bu savaşa rızamız yok dedik. Kimse ölmesin/öldürülmesin dedik. Savaşın hayatlarımızda, toplumda yarattığı enkaz ve travmanın bilinci ile artık yeter dedik. Dayatılan resmi ideolojinin değil, hakikatin peşinden gittik. Tam da bu sebeple patlayan bombalar, yok olan hayatlar birileri için sadece rakam iken; sebeplerine sırt dönerek, hakikatin üzerini örtmeye çalışarak kayıpların kuru kuruya ‘kınanmasına’ ve nefret dilinin yükseltilmesine karşı, barış talebimize sıkı sıkıya sarıldık. Yoksul halk çocukları ölüme gitmesin, coğrafyamızda artık kan dökülmesin dedik. Nefret kolay olandı yaşamı savunmak ise zor.

Hakikati dile getirmeye devam edeceğiz. Ve hakikati dillendiren dostlarımızla da birlikte yürümeye… Barış talebimiz savaş çığırtkanlarının tehditleri ile sönümlenmeyecek güçtedir. Ayşe Düzkan’ın yanında olduğumuzu, birlikte yol yürüdüğümüzü ve yürümeye devam edeceğimizi tekrar ederiz. Zorbalığa karşı feminist mücadelemiz, barış mücadelemiz kazanacak.”

İSTANBUL