Yaşam

Kent betonlaşınca sel kaçınılmaz


Marmara ve İstanbul’da 10 gün içerisinde etkili olan sağanak yağış ve fırtına büyük zararın yanı sıra yaşamı durma noktasına getirdi. Yaşanan felaket, son dönemlerde hayata geçirilen projelerle gündeme gelen kentteki yapılaşmayı da tartışmaya açtı. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Yönetim Kurulu Üyesi Cemalettin Küçük, böylesi durumda iklim değişikliğinden ziyade iklimin değişimini etkileyen nedenlerin gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi.

İstanbul’da ağaçların köklerinin yerde tutunacak zemin bulamadığını kaydeden Küçük, “Toprak kalmamış. Hepsinin kökleri hava almayacak şekilde betonlarla kaplatılmış, ağırlık basılmış. Köklerin ilerleyebileceği, kendini tutundurabileceği alanlar kalmamış. Bu nedenden kaynaklı birçok tarihi ağaç kırıldı” dedi. Dolunun yarattığı hasar dışında diğer tüm hasarların kentin yönetilememesinden kaynaklı olduğunu ifade eden Küçük, sel oluşumunun nedeninin doğru imarın yapılamamasından ve plansız kentleşmeden kaynaklı olduğunu söyledi. Yaşanan sel baskınlarını “doğal felaket” olarak algılanmasının doğru olmadığını dile getiren Küçük, “İstanbul’un kuzeyinde orman bırakılmadı. Bunları düşündüğümüzde hava hareketleri olacaktır. Gökdelenleri dikip hava akımının önüne geçilmesi nedeniyle rüzgar rahat hareket edemediği için dar alanda kırıp geçirecek. Oysa geniş alanlarda bulunan ağaçlarda hiçbir şey olmadı. Demek ki biz kentte, havanın ani değişmesine etki edecek betonlaşmayı yapmışız” dedi.

Sessiz kalanlar yarın ağlamasın

Bu tür olayların ne ilk ne de son olacağının altını çizen Küçük, “Hükümetin ‘Büyük Proje’ dedikleri projelerin tamamı bir fırtınada çalışamaz hale geldi. Demek ki bilimden, teknikten, araştırmadan uzak, sadece ‘buradan kaç para komisyon alırız’ diye yürüyen yapılaşma, yarın insanlarımızın mezarı olacaktır. Buna ses çıkarmayanlar yarın ağlamasın” diye konuştu.