Politika

‘Damat’ yargıya mesaj verdi


Enerji Bakanı Berat Albayrak’a ait e-postaları haberleştirdikleri gerekçesi ile 10 aydır tutuklu bulunan gazetecilerden Ömer Çelik, Albayrak’ın davaya müdahillik talebinin yargıya mesaj olduğunu söyledi. Çelik, gazetecilere ise ‘hakikatten yana tarafız unutmayın’ diye seslendi

Redhack tarafından ele geçirilen Enerji Bakanı Berat Albayrak’a ait e-postaları haberleştirdikleri gerekçesi ile yargılanan 6 gazeteci ilk kez 24 Ekim’de hakim karşısına çıkacak. Darp edilerek gözaltına alınan ve sonrasında tutuklanan 3 gazeteciden biri olan DİHA Haber Müdürü Ömer Çelik, tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’den yaşanan sürece dair sorulara cevap verdi. Çelike Albayrak’ın davalarına müdahil olmasını yargıya bir mesaj olduğunu söyledi.

‘Kurt kuzuyu kafaya takmaya gör’

Sızdırılan belgelerin haberini yaptıkları gerekçesi ile bunca zaman tutuklu kalmalarını değerlendiren Çelik, “Kurt bir kere kuzuyu yemek istemeye görsün, orman kuralları içerisinde yol ve yöntemini kitabına uydurmakta zorlanmıyor. Ondan da öte akıllıca bir şey ile en son ne zaman karşılaştığımız sorusuna yanıt vermek için bile bir hayli düşünmeye ihtiyacımız var sanırım” dedi.

Biz ‘şanslı’ bile sayılırız

“Şimdi dönüp baktığımda daha ne kadar uzun süreceği bilinmeyen bir tutukluluk içerisindeyim” diyen Çelik, “Diğer iki tutuklu meslektaşım ile bizler ‘şanslı’ bile sayılabiliriz. Çünkü bizim ile aynı gerekçeyle tutuklanan ancak dosyası bizden ayrılan Die Welt muhabiri meslektaşımız Deniz Yücel’in ortada ne iddianamesi ne de duruşma günü var” diye yazdı.

Bizdeki algı farklı

Yurtdışında benzer durumu yaşayanların destek gördüğü sorusuna ise Çelik, “Çok iyi bildiğimiz şey şu ki; hakikatler her dönemde güç sahiplerini rahatsız etmiştir. Bu açıdan yurt dışında gelişen benzer örnekler ile “damat bakan”ın girdiği kirli ilişkilerin kanıtı olan e-maillerine gösterilen refleksler özünde aynı. Farklı olan dördüncü güç olarak medyanın konumu. Bizde demokrasiden nasibini almamış siyasilerin medyaya dair bakışı “eşik bekçisi” düzeyinde. Böyle olunca da tüm kirli ilişkiler ve faaliyetler “devlet sırrı” zırhının arkasına saklanabiliyor. Hepimiz gibi devletlerin de sırları olabilir. Mesele bu sırların suç olduğunu görebilmekte. Bu konuda da yargıya önemli bir görev düşüyor. Fakat şu an eksik olan o. Şuç var, suçlular var, deliller var, tanık var ama işte yargılama cesareti gösterebilecek kimse yok henüz” diye belirtti.

Darbe almaktan korkuyorlar

Albayrak’ın davaya müdahil olmasını nasıl değerlendirdiği sorusuna is Çelik, “Müdahillik talebi ile bana göre mahkeme heyetine açık bir mesaj verilmiş oldu” diye cevapladı.”Biz bunu davaya hükümetin-sarayın müdahil olması olarak ta okuyabiliriz” diyen Çelik, “Çünkü yargılama konusunu oluşturan e-mailler bir bütünen hükümet ve saray politikasının yansımaları. Buradan alınacak bir darbe ile surlarda gedik açılabileceği için korku ile bunun önü alınmaya çalışılıyor” dedi.

‘Karınca olduğumuzu unutmayın’

Son olarak gazeteci meslektaşlarına seslen Çelik, “Dört duvarın ötesini görmemizi, duymamızı sağlayanlar bilin ki sizlersiniz. Ve sizlere Nemrut ile İbrahim öyküsündeki karıncalar olduğumuzu hatırlatmak isterim. Halktan-hakikatten yana tarafız ve azimle hepimizi ayırmadan yakan-yakacak olan ateşe ağzımızla su taşımaya çalışıyoruz” dedi.

Cizîr Newrozu umut oldu

Tutuklu bulunduğu süre boyunca etkilendiği durumları da aktaran Çelik, “En çok duygulanıp heyecanlandığım olay Cizre halkının Newroz kutlaması, en çok karamsarlığa kapıldığım an ise Hatun Tuğluk’un cenazesinde gösterilen tahammülsüzlüktür” dedi.
Yasin Kobulan /İstanbul- MA